İncir Reçeli'nden bahsediyorum. Çok naif bir aşk hikayesinin anlatıldığı o güzel filmden.. Metin ve Duygu'nun aşkı o kadar güzel anlatılıyor ki kıskanmadan edemiyor insan. Dokunmadan aşk olmaz diyen benim gibi hatunlar tekrar tekrar düşünüyor filmi izlerken. Filmin her sahnesi ayrı güzel. Galata, Cihangir civarında yapılan çekimler sayesinde İstanbul'un güzel sokaklarıyla da tanışıyoruz. Filmin diyalogları da uzun süre akıldan çıkmayacak cinsten. "Günaydın sol yanım" , " O kadar bir şey söylemeden gidersin ki, üstüne milyonlarca şey söylenir", "Yalnız yürümek zor, kolayını anlat.", "
Bir aşk hikayesinin bu kadar güzel, bu kadar saf bir biçimde anlatılması, imkansızlıklara rağmen aşkından vazgeçmeyen insanların varlığını görmek de beni ayrıca mutlu etti. Öyle ki filmi DVD'den izledikten sonra bir de gidip sinemada izledim 2 kez. Daha da izlerim belki. Léon gibi, Eternal Sunshine of Spotless Mind gibi, Notebook gibi bayıldığım filmler listesine giriş yapmış bulunuyor bu film. Hala izlemeyen kaldıysa hemen koşarak gidip izlesin. Filmle ilgili katılamadığı tek nokta "İncir reçeli güzeldir" sözü oldu. Maalesef incir reçeli dışlanılmaya devam edecek. Çünkü gerçekten tadı çok kötü.
